Türkiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Türkiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

ELON MUSK KİMDİR?

Güney Afrika asıllı ABD'li icat eden ve girişimci olan Elon Musk Kanadalı bir anne Haldeman ve cenup Afrikalı bir baba Errol’un oğlu olarak doğdu. Elon Musk kendi kendine yazılım programlayıp kodlamayı öğrendi ve 12 yaşındayken kendi yazdığı Blastar adlı oyunu tasarladı ve daha sonra bu oyunu o zamanın parası ile 500 dolara satarak bilişim sektöründeki ilk parasını kazandı. 







Elon Musk hem teknoloji dünyası aynı zamanda magazin dünyası tarafından sıkıca takip ediliyor. Yaptığı açıklamalarla sıklıkla mevzulaşan Elon Musk, fizik alanında da yandal diploması var. 1992'de, Kingston, Ontario’daki Queen’s University’de iki yıl eğitim aldıktan sonrasında ABD'nin önde gelen üniversitelerinden birisi olarak kabul gören University of Pennsylvania’da işletme ve fizik okumak için Kanada’dan ayrıldı. Bu üniversiteden ekonomi alanında lisans diploması alan Musk, fizik alanında da yan dal diplomasının sahibi oldu.






Kardeşi Kimbal Musk’la birlikte yeni organizasyonlar için bir çevrim içi içerik yayınlama yazılımı olan Zip2 projesini hayata geçiren Musk,1999 senesinde bu girişimi 307 milyon dolar nakit ve 34 milyon dolar hisse senedi karşılığında AltaVista'ya sattı. Aynı senenin Mart ayında çevrim içi finans ve ödeme servisi olan X.Com’un ortak kuruculuğunu yaptı ve ilerleyen aylarda PayPal'i oluşturdu 2002 yılında bu girişimini ise 1.5 milyar dolara online alışveriş devi eBay'e sattı. Musk belki de adını maksimum duymamıza vesile olan şirketi SpaceX'i 2002 yılında kurdu. Musk uzay araştırmaları yapan şirketin CEO’su ve CTO’su olarak görevine devam ediyor. Hollywood'un ünlü ismiyle sevgiliydi  Elon Musk hem teknoloji dünyası bununla birlikte magazin dünyası tarafınca tanınan bir isim. Hollywood'un ünlü adı Amber Heard ile kısa sürede ayrılan Elon Musk, her zaman yaptıklarıyla dikkatleri üzerine çekiyor.



Devamını Oku

VARLIK FONU NEDİR?

Ülkemizdeki mega projelere finansman sağlaması amacıyla Ağustos 2016'da kurulan Türkiye Varlık Fonu, Milli Piyango ve At Yarışlarının bu fona devredilmesiyle geçtiğimiz günlerde gündem olmuştu. Dün Ziraat Bankası, BOTAŞ, TPAO, PTT, Borsa İstanbul AŞ, Türksat Uydu iletişim Kablo TV ve İşletme Anonim Şirketi, Eti Maden ve Çaykur gibi, bugün de Türk Hava Yolları ve Halkbank gibi dev kuruluşların kamu hisselerinin devriyle Türkiye Varlık Fonu (TVF) bir kez daha gündemimize oturdu. 


 Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketi'nin yapısına ve işleyişine ilişkin esasları belirleyen Bakanlar Kurulu kararı, 26 Ağustos 2016'da Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Dünya'daki pek çok gelişmiş ülkede uygulanan Ulusal Varlık Fonlarına genel bir bakış ile bakarsak;



Ulusal varlık fonları nedir?


Ulusal Varlık Fonları, çeşitli finansal varlıklara yatırım yaparak gelirini artırmayı hedefleyen, devletin sahipliği ve yönetimi altında çalışan fonlardır. Bu fonun geliri çoğu zaman bütçe fazlalarından kaynaklanır. Bir ülke eğer bütçe fazlası veriyorsa bu fazlayı 4 şekilde kullanabilir: Harcamalarını artırır. Mevcut vergi yükünü düşürür. Borçlarını erken ödemeye tabi tutabilir. Bir varlık fonu kurarak bütçe fazlalarını buraya aktarır ve bu fonla ulusal yahut yabancı bazı finansal varlıkları satın alıp gelirlerini artırmaya çalışarak gelecek kuşaklara refahı alıntılama yoluna gidebilir. Bu tür fon yönetimlerinde temel hareket noktası varlıkları risk ve getiri dengesini gözeterek kazanç amaçlı kullanmaktır. Bu işlemleri, bütçe kısıtlamaları ve parlamentonun sıkı denetimi altında yürütmek basit değildir. Varlık fonu kuruluşunun bir sebebi de bu kısıtlamalardan kurtulmaktır.

Varlık fonlarının amacı nedir?


Bir varlık fonu kurulmasının genel olarak iki temel amacı vardır: Ülke ekonomisinin, konjonktürel etkilerden kurtarılarak istikrarlı halde işlemesini sağlamak. Gelecek kuşaklara refah aktarabilmek. Türkiye Varlık Fonu benzer amaçla ülkemizin bütçe açığını, cari açığı daha çok açmadan kaynak oluşturarak, büyük projeleri gerçekleştirmek ve Türkiye’nin ekonomik göstergelerini dengede tutmak için kuruldu.


Devamını Oku

ADSENSE KAPANIYOR MU?

Global'de en iyi reklam veren sistem Google Adsense Türkiye'de kapanıyor mu? Türkiye'de birçok web sitesi kazançlarını Google Adsense'den sağlıyor. Adsense Türkiye'de %85 kullanılan bir reklam firması. Bu oranla Adsense'nin kapanması Türkiye' genelinde büyük olay olabilir.



Google Adsense İsimli Twitter hesabından;



Paylaşımını yaptıktan sonra, görenler şaşkına döndü. Twitter hesabının resmi olmadığı gibi, bu tür haberlerinde gerçek olmadığına inanıyoruz.
Devamını Oku

MADEN FACİALARI!

Türkiye'deki maden faciaları ve madenciliğin sektörel gelişimi hakkında yazılmış inceleme.

Madencilik Kavramı ve Kısa Tarihçesi 

Madencilik literatürde kısaca, '' yer altındaki madenlerin araştırılması, çıkarılması ve işletilmesiyle ilgili teknik ve yöntemlerin bütünü'' olarak tanımlanır. Para değeri bulunan ve bir malın üretilmesi için gerekli olan enerjiye sahip ya da piyasada değiş-tokuş edilebilen  Kömür, bakır, altın, çinko, demir, çakmak taşı, hematit vb. gibi madenler, endüstriyel ham maddeler olarak bilinirler. Madencilikte esas olan, maden yataklarının aranması, işletilmesi, projelendirilmesi ve söz konusu madenin zenginleştirilmesidir. 


Dünya’da Madenciliğin Tarihi
Dünya’da bilinen ilk Maden’in Svaziland’daki Aslan Mağarasından çıkarıldığı söylenir. 43.000 yıllık olduğu tespit edilen bu madende Paleolitik dönemini insanlarının Hematit taşı çıkardığı kanıtlanmıştır.( Bkz. Madencilik) Macaristan'da benzer şekilde Neandertal insanların silah yapımında kullandığı çakmaktaşı çıkardıkları sahalar keşfedilmiş. Erken dönemlerde yapılan madenciliğin bir diğer ö eği ise Mısırlılarca Sina Yarımadasında işletilen Turkuaz madenidir. Colomb öncesi Amerika'da Cerillos Maden Bölgesi de keşfedilen cevher yataklarından yalnızca birisidir. Bunun yansıra, madencilikte kullanılan ilk maden 1627 yılında Slovakya'da maden kuyusunun açılması sırasında kullanılmıştır. 
Türkiye’de Madenciliğin Tarihsel Gelişimi 
Türkiye, maden yatakları bakımından zengin bir ülkedir. TBMM Araştırma Komisyonu Raporuna (2010) göre, Türkiye’nin maden üretimi, dünya nüfusuna göre mukayese edildiğinde %1,1 iken, bu oran gelişmiş ülkelerde %14,6,  gelişmekte olan ülkelerde %25,2; Cin, Hindistan, Ortadoğu ve diğer Asya ülkelerinde ise  %22,4'tur. Türkiye’nin, Dünya madencilik sektörüne %1,1'lik katkısı küçük gibi görünse de, toplam nüfusu ve ülkenin büyüklüğü göz önüne alındığında bu rakam oldukça iyi bir seviyededir. Türkiye’de, madencilikteki son gelişmeleri anlamak, yorumlamak ve analiz edebilmek için, Türkiye’de madenciliğin başladığı yılların genel özelliklerini bilmek ve bunları sınıflandırmak önem arz etmektedir. Türkiye’de madenciliğin evrimini Tunçel (2011) 3'e ayırmaktadır: 
Tarihi Çağlarda Türkiye’de Madencilik 
Anadolu'da yapılan kazılar, Madenciliğin insanoğlu kadar eski olduğunu ortaya koymuştur. Tarihte bilinen ilk Altın paranın Lidyalılar tarafından basıldığı bilinen bir gerçektir. Anadolu'da M.O 7000'lerde madenlerin çıkarılıp işlendiği ve satıldığı bir dönem yaşanmıştır. Milattan önce, Ergani Bakir yatağını Fenikeliler, Asurlular ve Cenevizliler işletmiştir. Aynı şekilde Murgul Bakir yatağı da Cenevizliler tarafından işletilmiştir. İlk çağlarda Marmara adasında Mermer çıkarılarak heykeller yapılmış; 13.yy'da Gümüşhane’de Gümüş madenleri işletilmiştir.
Osmanlı zamanında Madencilik Çalışmaları 
Osmanlı’da madencilik ilk zamanlarda tabiri caizse '' devlet''eliyle yönetilmiş bir tekel endüstri olarak karşımıza çıkmaktadır.  1815 yılında Bandırma yakınlarında Bor, 1829 yılında Zonguldak'ta Taşkömürü, 1848 yılında Bursa-Harmancık’ta Krom bulunmuştur.  Devlet, bu yıllarda madencilik sektöründeki ışığı görerek maden sahiplerinden %25 gibi bir hisse alınmasını öngören Maden Nizamnamesini yasalaştırmıştır. Lakin bu politika çeşitli sebeplerden dolayı başarıya ulaşamamıştır. Daha sonraki yıllarda üst üste 1869,1886 ve 1906 yıllarında üç ayrı maden yasası çıkarılmış ve 1906 yılında çıkarılan maden yasasına göre işletme izni suresi 99 yıl olarak belirlenmiş ve devlet payı da %1-20 arasında şart koşulmuştur. 
Cumhuriyet Döneminde Türkiye’de Madencilik 
Cumhuriyet dönemine bakıldığında, özellikle ilk yıllarda milli politikalara dönüş yapılıp, devletin fabrikalarına sahip çıkıp yabancı yatırımdan el çekmesiyle birlikte daha ulusçu gelişmelerin yaşandığı söylenebilir. İzmir İktisat Kongresi (1923), bu doğrultuda alınan kararlar ışığında özel kesimi finanse edebilmek için  İş Bankası ve Türkiye Sanayi ve Maddin Bankası kurulmuştur. Fakat, ülkenin savaştan yeni çıkmış olması, bu sektöre yeterli desteğin verilememesine yol açmıştır. 
Madenlerin daha verimli şekilde aranması ve tespit edilmesi amacıyla 1935 MTA Enstitüsü kurulmuş, madenlerin işletilmesini sağlamak için ETI Bank, 1940 yılında Ereğli Kömür İşletmesi Müessesi (EKI) kurulmuştur. 1954 yılında Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) ve 6309 sayılı maden kanunu yürürlüğe girmiştir.  1978 yılında  çıkarılan 2172 sayılı kanunla bir çok kömür işletmesi devletleştirilmiş; fakat üretimdeki düşüş sebebiyle 1983 yılında çıkarılan 2804 sayılı kanunla sahiplerine iade edilmiştir. Bu gelişmeleri, 1983 yılında Türkiye Taş Kömürü ’nün kurulup, günümüzde de hala yürürlükte olan 3213 sayılı Maden Kanununun yürürlüğe girmesi izlemiştir. Türkiye’de bugün 60 farklı maden türünde madencilik yapılmaktadır. Son yıllara bakıldığında Türkiye’nin madencilik sektöründeki ihracat payı %2,5 olarak öngörülmüştür. 
Türkiye’de Maden Faciaları 
Türkiye, her gün 176 iş kazasının yaşandığı ve bu gerçeklerin medyaya yeterince yansıtılmadığı bir ülkedir. TMMOB'un araştırmalarına göre, Türkiye’de her gün ortalama 3 isçi hayatını kaybediyor ve 5 işçi de yaralanıyor. Bu veriler, Türkiye’yi işçi ölümlerinde Avrupa'da birinci ve Dünya’da dördüncü yapıyor. Bu denli güvenlik açıklarının olduğu bir ülkede madencilik gibi riskler taşıyan sektörlerde de ölümcül kazaların olması kaçınılmazdır. Türkiye’de maden facialarının 1983'ten itibaren kronolojik bir sıralanması aşağıda yapılmıştır (Madencilik Kazaları)
1983 Armutçuk Grizu Faciası: 7 Mart 1983 tarihinde Zonguldak'ın Armutçuk beldesindeki taş kömürü ocağında grizu patlaması sınrası meydana gelmiş ve  103 işçi yaşamını kaybetmiştir.
1990 Amasya Grizu Faciası: 7 Şubat 1990 tarihinde Amasya'da, Yeni Çeltek Kömür İşletmesi'ne ait maden ocağında meydana gelen grizu patlaması ile 68 işçi hayatını kaybetmiştir.
1992 Kozlu Grizu Faciası: 1992 yılında Zonguldak'ın Kozlu ilçesindeki taş kömürü ocağında meydana gelen zincirleme patlamalarda 263 madenci yaşamını yitirmiştir. 13 Mayıs 2014 tarihindeki Soma faciasına kadar, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en yüksek ölümlü maden kazası olmuştur.
26 Mart 1995 tarihinde Yozgat'ın Sorgun ilçesinde, grizu patlaması sonrasında 38 maden işçisi hayatını kaybetmiştir.
22 Kasım 2003 tarihinde Karaman'ın Ermenek ilçesinde, özel bir firmanın işlettiği kömür ocağında grizu patlaması sebebiyle 10 işçi yaşamını yitirmiştir. İşçilerin cesetleri olaydan günler sonra çıkarılabilmiştir.
8 Eylül 2004 tarihinde Kastamonu'nun Küre ilçesinde bulunan yeraltı bakır ocağında, karbonmonoksit ve farklı gazların etkisiyle 19 işçi yaşamını kaybetmiştir. 
10 Aralık 2009 tarihinde Bursa'nın Mustafakemalpaşa ilçesindeki maden ocağında, 19 işçi grizu patlaması ile oluşan göçük altında hayatını kaybetmistir.
Odaköy maden kazası: 23 Şubat 2010 tarihinde Balıkesir'in Dursunbey ilçesinde grizu patlamasında 17 kişi ölmüştür.
Karadon maden kazası: 2010 yılında Zonguldak'ta, 30 işçi hayatını kaybetmiştir.
Küçükdoğanca maden kazası: 2010 yılında Edirne'nin Keşan ilçesinde 3 kişi hayatını kaybetmiştir.
8 Ocak 2013 tarihinde Zonguldak'ın Kozlu ilçesinde, Türkiye Taşkömürü Kurumu'na ait kömür ocağında metan gazı patlaması sonrasında 8 işçi hayatını kaybetmiştir.
2014 Soma Komur Madeni Faciasi:  13 Mayıs 2014 tarihinde Manisa'nın Soma ilçesinde, Soma Holding tarafından işletilen kömür ocağında meydana gelen patlama sonrası 301 kişi hayatını kaybetmiştir. Şu ana kadarki Türkiye'de en büyük can kaybının yaşandığı maden kazasıdır.
Ermenek Maden Kazası: 2014 yılında, Karaman'ın Ermenek ilçesinde bulunan kömür madenini su basması sonucu 18 işçi yaşamını yitirmiştir.
Kaynakça:
  • Özgür Gündem - Maden Kazaları
  • Tuncel, Niray&Cillioglu Asli,  Türkiye’de Madenciliğe Genel Bakış, 2011.
  • Ersnt&Young, Dünya’da ve Türkiye’de Madencilik Sektörü Raporu, 2010.
  • TBMM Araştırma Komisyonu Maden Üretimi Raporu, 2010.

Devamını Oku

YEŞİL PASAPORT NEDİR?, NASIL ALINIR? , AVANTAJLARI NELERDİR?


Uzun zamandır evle ofis arasında mekik dokudunuz. Aklınızda keyifli bir yurt dışı kaçamağı var. Bordo pasaportluysanız işiniz zor. Önce gideceğiniz ülkenin istediği belgeler araştırılacak sonra bir dedektif titizliğiyle o belgelere ulaşılacak. İş yerinden imza sirküleri, vergi levhası, hizmet dökümü, işveren mektubu ve daha nicesi alınacak. Uçak biletleri, otel rezervasyonları, banka hesap ekstreleri gibi envai çeşit belge ile görevlilere ülkenize geri döneceğinizi kanıtlayacaksınız. Neredeyse ülkeme döneceğim, kaçak olmayacağım diye yeminler edeceksiniz. Ne oldu, tatil keyfiniz başlamadan bitti mi? Sabırlıysanız keyfiniz kaçmasın.



Yeşil pasaportunuz varsa veya bu özel pasaporta sahip olma imkânınız varsa da keyfiniz kaçmasın. Koyun cebinize yeşil pasaportunuzu bavullarınızı hazırlayın. Çünkü sizin sınırlarınız geniş. 


Yeşil Pasaport Nedir?


Halk arasında devlet memurlarının pasaportu olarak bilinen yeşil pasaport, yaklaşık 160 ülkeye vizesiz seyahat olanağı sağlar. En az altı ay, en fazla beş yıllık bir pasaport türüdür. Yani yeşil pasaportunuz varsa yurt dışına çıkarken dosyalar dolusu evrak toplayıp vize başvurusu yapmanız ve sonuç beklemeniz gerekmez. Neredeyse İstanbul’dan Ankara’ya gider gibi vizesiz, kapıda vize veya online vize ile kolayca seyahat edebilirsiniz. 

Yeşil pasaporta vize istemeyen ülkelere gidebilmeniz için pasaportunuz en az üç ay daha geçerli olmalıdır. Altı aylık geçerlilik isteyen ülkeler de mevcuttur. Hatta Bulgaristan’a gidecekseniz pasaportunuzun en az bir yıl geçerli olması gerekir. Ermenistan ise bordo pasaportlulara kapıda vize verirken yeşil pasaportluların konsolosluktan vize başvurusunda bulunmasını ister. Bu yüzden sıkıntı yaşamamak için gideceğiniz ülkelerin pasaport geçerlilik sürelerini resmi mercilerden öğrenmeli ve vize durumu ile ilgili güncellemeleri kontrol etmelisiniz. Yine de bu durumlar istisnadır ve bordo pasaportlulara göre daha avantajlısınızdır. 

Yeşil Pasaportun Avantajları Nelerdir?

Bordo pasaport denilen umuma mahsus pasaportlar ile 102 ülkeye vizesiz seyahat edebilirken yeşil pasaport sayesinde 160 ülkeye vizesiz yolculuk yapabilirsiniz. Özellikle Schengen vizesi isteyen Avrupa ülkelerine (Almanya, Avusturya, Belçika, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Fransa, Hollanda, İspanya, İsveç, İtalya, Letonya, Litvanya, Lüksemburg, Macaristan, Malta, Norveç, Polonya, Portekiz, Slovakya, Slovenya ve Yunanistan) giderken bu önemli bir artıdır. Ayrıca Schengen ülkelerine ek olarak Kuzey ve Güney Amerika’da, Asya’da, Afirka’da ve Okyanusya’da pek çok ülkeye vizesiz veya kapıda ya da internetten vize alarak yolculuk yapabilirsiniz. 

Yeşil pasaportu olanlar pasaport harcından da muaftır. Bordo pasaportlular hem defter bedeli hem pasaport harcı öderken yeşil pasaport çıkaranlar sadece 87,5 TL’lik defter bedeli öder. Bu pasaport sayesinde en düşüğü altı aylık pasaport için ödenen 111,7 TL, en yükseği 4-10 yıllık pasaport için ödenen 533,1 TL’lik ücretler cebinizde kalır. 

Kimler Yeşil Pasaport Alabilir?


Kadro derecesi bir, iki ya da üç olan kadrolu devlet memurları ve sözleşmeli çalışan kamu görevlileri yeşil pasaport almaya hak kazanır. Yine bu kadro derecelerindeyken emekli olan veya görevden çekilen memur ve diğer kamu çalışanlarına yeşil pasaport verilir. Yani çalışılan kurum ve ünvana göre değişiklik gösterse de ortalama 10-15 sene görev yapmış kadrolu veya sözleşmeli devlet memurları yeşil pasaport çıkarabilirler. 

Görevini tamamlamış milletvekilleri ve eski bakanlar da bu pasaportu alabilir. Görevleri süresince olmak kaydıyla büyükşehir, il ve ilçe belediye başkanlarına, birinci derece kadro ile emekli olan belediye başkanlarına, devlet sporcusu ünvanını taşıyan sporculara, eskiden devlet bankasıyken sonradan özelleştirilen Halk Bank, Ziraat Bankası ve Emlak Bankası çalışanlarından bazı şartları taşıyanlara, yine bazı şartları taşıyan ihracat ile uğraşan iş adamlarına da yeşil pasaport verilir. 

Aileler için durum nedir?


Devlet bünyesinde çalışarak yeşil pasaport almaya hak kazanan kişilerin birinci dereceden yakınlarına bu pasaport verilebilir. Yani en az üçüncü dereceye ulaşmış bir devlet memurunun eşi ve çocukları da yeşil pasaport alabilir. Ancak bu durumda 18 yaş altı çocuklar; 25 yaşın altındaki, ebeveyni ile ikamet eden, evli olmayan, iş sahibi olmayan ve öğrenci olan çocuklar; kaç yaşında olursa olsun, zihinsel, ruhsal ya da bedensel engelli çocuklar, eğer sizinle ikamet ediyorsa, bekâr ve işsiz ise sizin yeşil pasaport hakkınızdan faydalanabilir. Ayrıca vefat eden hak sahibinin başkaları ile evlenmemiş eşleri hususi pasaport alabilir. Çocuklar ise vefat eden ebeveynlerinden dolayı yeşil pasaport alamazlar.

Yeşil Pasaport Nasıl Alınır?

Öncelikle çalışansanız kurumunuz tarafından düzenlenen İçişleri Bakanlığı’na yazılmış yeşil pasaport talep yazısı almalısınız. Emeklilik veya istifa yüzünden görevden ayrılmışsanız, talep yazısını yine emekli olduğunuz veya ayrıldığınız kurumdan onaylatmalısınız. Ayrıca emekli veya istifa etmişseniz ayrıldığınız kurumlardan ayrıldığınız tarihteki kadro derecenizi ve öğrenim durumunuzu gösteren belge almalısınız. ​
Ayrıca pasaport işlemlerinde önce parmak izi verip parmak izi alındı belgesi almalısınız. Sonra Akbank, Finansbank, Yapı ve Kredi Bankası, Garanti Bankası, Şekerbank, Ziraat Bankası, Türk Ekonomi Bankası (TEB), Halk Bankası, İş Bankası ve Vakıf Bank gibi bankalara pasaport defter bedelini yatırabilirsiniz. 
Belgelerinizi tamamladıktan sonra epasaport.gov.tr adresinden, seçtiğiniz İl Emniyet Müdürlüğü’nün takviminden size uygun zamana randevu alabilirsiniz. Başvuru için iki biyometrik fotoğraf, nüfus cüzdanı ve pasaport defter bedelinin ödendiğini gösteren dekont ile herhangi bir şehirde İl Emniyet Müdürlüğü’ne başvurabilirsiniz. 
Bunların dışında elbette 18 yaşından küçük çocuklar, 18 yaşından büyük çocuklar, sürekli bakıma muhtaç çocuklar veya ihracat ile uğraşan iş insanlarının sunacağı belgeler farklıdır. Konuyla ilgili güncel bilgilere buradan ulaşabilirsiniz. 
Belgeleriniz tamsa ve yeşil pasaport almanız için hiçbir sakınca yoksa kargo ile on iş günü içinde pasaportlarınız size ulaştırılır. Teslimat sırasında pasaport sahibinin adresinde bulunması lazımdır. Çünkü pasaportunuz size kimlik kontrolü ile verilir.  

Yeşil pasaporta vize isteyen ülkeler hangileridir?

Dünyada elbette yeşil pasaportun dahi açamayacağı bazı sınır kapıları mevcut. Bu yüzden bu konuda da güncel bilgileri takip etmelisiniz. Örneğin ABD, Avustralya, Ermenistan, Güney Afrika Cumhuriyeti, Hindistan, Irak, İngiltere (İngiltere aktarması yapacakların transit vize alması gerekiyor), İrlanda, Kanada, Kıbrıs Rum Kesimi, Suudi Arabistan ve Yeni Zelanda’ya seyahat planlıyorsanız bu ülkeler için gereken prosedürleri yerine getirmelisiniz. 

Yeşil pasaport ayrımcılık mıdır?

Dünyanın pek çok ülkesinde vizesiz dolaşım imkânı sunan yeşil pasaport, sahiplerine pek çok avantaj sunarken tam da bu yüzden eleştirilerin hedefi oldu. Özellikle 2012’de işadamlarına da yeşil pasaport verileceği haberleri çıkınca Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri ve Sırtçantalılar grubu "Yeşil pasaport ayrımcılıktır" diye bir kampanya başlattı. Bu gruplar başta sosyal medya olmak üzere pek çok internet sitesinde hangi renk olursa olsun pasaportların herkes için eşit olması gerektiğini savundu.

Kimlik Tercümesi - Protranslate!

Kimliklerle ilgili verdiğimiz tüm bu detayların akabinde şunu da paylaşmak da fayda görüyoruz. Kimlik tercümeleri ülkelerdeki bürokratik işlemlerde fazlasıyla ihtiyaç duyulan bir unsur. Herhangi bir ülkeye giriş yaptığınızda kendi kimliğinizi çıkartıp sunarsanız karşınızdaki Türkçe bilmeyen memur yüzünüze anlamaz bir tavırla bakacaktır. Böyle bir gariplikle uğraşmamak adına kimlik tercümenizi https://www.protranslate.net/tr/kimlik-cevirisi/ gibi bir adresten yaptırdıktan sonra gezintinize başlamanızı tavsiye ediyoruz.



Devamını Oku

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Son Yorumlar