nedir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
nedir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

EŞEYSİZ ÜREME NEDİR?

İlkel yapılı canlılarda görülen ve tek bir ata canlının faaliyeti ile gerçekleşen üreme şekline genel olarak eşeysiz üreme denilmektedir. Tek bir ata canlının mitoz bölünme yapması ile oluşan yavrular ana canlının aynısıdır ve yavrular arasında çeşitlilik gözlenmez. Tek bir organizmadan oluşan yeni canlı sadece bu ana canlıdan aldığı genleri taşır. Eşeysiz üremede ploitlik yoktur.


Eşeysiz Üremenin Çeşitleri

1- Bölünerek Üreme: Burada bahsi geçen bölünme Mitoz ile bölünmedir. Tek hücreli canlılarda büyüyüp yetişen hücrenin ikiye ayrılması sonucu mitoz bölünme oluşur. Bu büyüme ya da iki ayrılma mito ya da amitoz olmasına göre her yöne doğru gerçekleşebilir. Örnek vermek gerekirse terliksi hayvanlarda (Latince: Paramesyum) bölünme enine gerçekleşirken, kamçılı hayvanlarda (Latince: Oğlana) bu bölünme boyuna gerçekleşmektedir.  Bölünerek üreyen diğer canlılara ise bütün okaryotik bir hücreli canlılar ile birlikte bakteri ve amipler örnek verilebilir.
2- Sporla Üreme: Sporlama üreme için ana canlının içerisinde gerekli üreme aşamalarını gerçekleştirip  spor oluşturması gerekmektedir. Oluşan sporlar herhangi bir döllenme gerçekleşmeden dışarı bırakılırlar. Zaten çok küçük olan bu sporlar şu, rüzgar ya da değişik dış etkenlerle hareket ederek yer değiştirirler. Uygun yeri bulan sporlar bölünerek çoğalırlar. Burada bölünmeden bahsedilen çimlenme şeklinde de kendini göstermektedir.  Aynı şekilde bakteriler kendilerini korumak için uygun olmayan koşullarda spor üreterek korunurlar. Ancak oluşturulan bu sporlar üremek için değil çevre şartlarında korunmak için kullanılmaktadır. Sporla üreyen diğer canlılara mantarlar, eğrelti otları, sıtma mikrobu ve çiçeksiz bitkiler örnek olarak gösterilebilir. Sporla üremeye aynı zamanda sporongo ismi de verilmektedir. Su yosunlarının oluşturdukları sporlara zoospor, mantarların oluşturduklarına ise ekzospor denilmektedir.
3- Tomurcuklanarak Üreme: Örnek vermek gerekirse bira mayası, sünger, medüz,  hidra ve polip mercanlarda görülen tomurcuklanarak üremede bu canlılar oluşturdukları çıkıntılardan yeni döller ve böylelikle de yeni canlılar meydana getirirler. Oluşan yeni canlılar ana canlıdan ayrılabileceği gibi ayrılmayarak koloni şeklinde de yaşayabilir.
4- Vejetatif Üreme (Vegetativ): Yüksek yapılı çiçekli bitkilerin genel olarak sahip olduğu üreme şeklidir. Bu üreme şeklinde de üreyen ana canlı ile oluşan yeni canlının kalıtsal özellikleri birebir aynıdır. Örnek vermek gerekirse, tohumsuz meyvelerden olan, muz, çekirdeksiz üzüm gibi meyveler vejetatif üreme yöntemi ile çoğalırlar. Tarımda yaygın bir biçimde kullanılan vejetatif üreme şeklinde yerel tarımda  aşılama, kalem aşısı, göz aşısı, ya da budak yama isimleri verilmektedir. Kalıtsal olarak özelliklerinin birebir olarak yeni bitkiye taşınmasının istendiği durumlarda kullanılan yöntem bu yöntemdir. Göz yaşı bitkisinde (Latince: Kalanchoe) yaprağın kenarlarında meydana gelen tomurcuklar yeni bitkicikler oluştururlar. Daha sonra ise dış etkenler ile bu bitkicikler ana bitkiden koparak toprağa düşerler. Toprağa düşen bu bitkiler ana bitkinin kalıtsal olarak bütün özelliklerini aynı şekilde taşıdığı yeni gözyaşı bitkileri meydana getirirler.
Aynı şekilde asma ve aşmaya benzer şekilde oluşan bahçe bitkilerinde de vejetatif bölünme görülür.
Vejetatif üreme de kendi içinde dörde ayrılır.
a- Çelikle Üreme: Kavak, çilek, söğüt, gül, üzüm vb. bitkilerden alınan çubukların (gövde ya da dallar) nemli bir ortamda (nemli bir toprak ya da özel bileşimli şu olabilir) köklendirilerek bir bitkiden bir çok sayıda yeni bitkinin üretilmesi olayıdır.
b- Yumru ile Üreme: En çok bilinen örneği patates olan ve gövde yumruları ile üreme şeklinde açıklanabilen üreme çeşididir. Göz bulunan yumru kısımların toprağın altına gömülmesi ile eşeysiz şekilde yeni bitkiler oluşur.
c- Sürünücü Gövde ile Üreme: En büyük örneği çileklerdir. Toprağın üstünde ya da altında sürünerek, sürünücü gövde ismi verilen bölgeleri ile üreyen bitkilerin üreme çeşitleridir.
d- Soğan ile Üreme: Zambak, lale ya da soğan gibi bitkilerde üremenin gövdenin en alt ucunda başladığı üreme şeklidir. Gövdenin en alt kısmında bulunan rizomlar yer altında uzamaya devam eder ve uygun koşullarda yeni bir bitki oluştururlar. Muzlar da bu şekilde üreyen bitkilere örnek verilebilir.

Eşeysiz Üremenin Genel Özellikleri

Yüksek yapılı bitkilerin vejetatif organlarından bunlara yaprak, kök ya da gövdeler örnek verilebilir, ana bitki ile aynı özelliklere sahip yeni bireyler oluşturması en belirgin eşeysiz üreme yöntemidir.
Eşeysiz üreme ile çoğalan canlılardan oluşan yeni canlı ana canlının kalıtsal olarak bire bir aynısıdır. Bu sebepten dolayı da aynı ana canlıdan oluşan yeni canlıların hepsi birbirinin aynısıdır. Bu sebepten dolayı eşeysiz üreyen canlılarda kalıtsal çeşitlilik meydana gelmez. Eşeyli üremede çoğalma mitoz üreme ile meydana gelir.
Eşeysiz üreyen canlılarda kalıtsal çeşitliliğin olmaması ve bu kalıtsal özelliklerin nesilden nesile aktarılıyor olması bu bitkilerin değişen dış koşullara göre uyum sağlama özelliğini de kısıtlar. Bazı bakteri ve paremesyumlarda eşeysiz üreme görülürken, bu bitkilerin zaman zaman eşeyli üreme ile çoğaldıkları da gözlemlenmiştir. Eşeyli üreme ile kıyaslandığında eşeysiz üremede üreme süresi çok hızlıdır.
Tek bir durum olan otomiksis durumu haricinde eşeysiz üreme ile oluşan yeni organizma ana organizmanın birebir kopyasıdır. Günümüzde eşeysiz üremenin hızlı popülasyon artımında iyi bir çözüm yolu olacağı düşünülmektedir. Gametlerin birleşmesi dışında oluşan üreme yöntemi manasına gelen agamogenez eşeysiz üremenin en kısa tanımıdır. Arkea, bakteri ve protistler gibi tek hücreli canlılar için eşeysiz üreme ana üreme yoludur.
Eşeysiz üremeyi eşeyli üremeden ayıran en önemli özelliklerden bir diğeri de bölünme olgunluğuna erişen bitkinin eşey hücresi oluşturmadan yavrular meydana getirebilmesidir. Eşeysiz üreme ile çoğalan hidra, deniz anası ve süngerler gerekli durumlarda eşeyli üreme de yapabilirler.
Birçok hayvan türünün en başta eşeysiz üreme ile çoğalıyor olmasına rağmen dağa sonradan eşeyli üremeye dönmesinin nedeni yaşam döngüleri boyunca eşeysiz üremenin herhangi bir kalıtsal gelişim sunmuyor olması olarak düşünülebilir.
Günlük hayatımızda da örneklerine sıkça rastladığımız bu üreme şekline bir örnek vermek gerekirse, misafirliğe gittiğimiz evlerde annelerimiz hoşuna giden çiçeklerden bir dal alarak şu içerisinde bekletmek sureti ile köklendirmesi sonrası toprağa dikerek aynı bitkiden elde etmesi bir eşeysiz üremedir. Ve Vejetatif Üreme çeşitlerinden çelik ile üremeye örnek gösterilebilir.
Yine aynı şekilde evlerimizden bir örnek vermek gerekirse hamur yoğurmadan önce şu dolu bir bardağın içine atılan bira mayasının daha sonra hamurun içine katılarak hamurun kabartılmasının sağlanması da yine aynı şekilde bir eşeysiz üreme örneğidir. Burada meydana gelen ise eşeysiz üremenin tomurcuklanarak üreme şeklidir.
Başka bir mantara ihtiyaç duymadan uygun koşullar oluştuğunda kendiliğinden çoğalan mantarlar ise yine aynı şekilde bir eşeysiz üreme örneğidir. Bu nedenle de değişen çevre şartlarına dayanıklı yeni bireyler değil ana bireyin birebir kopyası yeni bireyler elde edilir. Oluşan canlılar sadece mutasyon yolu ile bir kalıtsal değişiklik elde edebilirler. Eşeysiz üremenin en önemli avantajlarından bir tanesi olarak çok kısa sürede ve kısa aralıklarla çok sayıda yeni bireyin oluşabilmesi sayılabilir.

Devamını Oku

BLOCKCHAİN NEDİR? BLOCKCHAİN NERELERDE KULLANILIR?

Blockchain Nedir?, Ne ise yarar gibi konulara cevap olacak makalemizi okuyabilirsiniz. Aklınıza takılan sorularını aşağıya yorum olarak bırakabilirsiniz…


Blockchain Nedir?


Blockchain, Türkçe karşılığıyla Blok Zinciri yani bloklardan oluşmuş bir zincir anlamına gelir. Para transferlerinde gönderen ferdin kimliği, alıcı bireyin kimliği ve gönderilen meblağ şeklinde bilgiler şifrelenir ve yeni bir blok oluşur. Bu informasyon bloğu öteki blokların sonuna eklenmiş olur ve tüm blockchain ağına dağıtılır, üzerine eklenen yeni bloklarla bu blok asla değiştirilemez ve kırılamaz hale gelir.



Blockchain’ in güvenli yapısı bu şekilde doğar. Gelen her yeni blok şifrelenir ve diğerlerinin ardına eklenir. Bu bloklar tüm ağdaki her insana dağıtılır ve herkeste aynı şifreli bilgiler bulunur. Ağdaki kimse bu bilgileri değiştirmeye kalkamaz ya da müdahale edemez. Blockchain’ in merkeziyetsizleştirilmiş olma prensibi bu teknolojiye dayanır. Bloklar tüm ağda bulunur ve yalnız bloktaki bilgilerde belirtilen alıcı ve satıcı tarafınca o bloktaki bilgiler işlenebilir.



Blockchain, teknolojisi gereği bununla beraber şeffaftır. İsteyen hepimiz şuana kadar birikmiş data bloklarını inceleyebilir, onları gözden geçirebilir. İlk çıktığı zamanki para transferleri bile incelenebilir. Sadece alıcı ve satıcıya dair yalnız şifrelenmiş kimlikler içerdiğinden alıcı ve satıcının gerçekte kim olduğu bilinemez ya da tahmin edilemez. Bu açıdan blockchain teknolojisi, iki tarafında anonim kalmasını sağlar.

Blockchain Hangi Alanlarda Kullanılabilir?


Blockchain ilk defa bir kripto para olan Bitcoin ile hayatımıza girdi. Şuanda en popüler kullanım alanı kripto paralar olsa da, getirdiği yenilikçi teknoloji ve imkanlar yardımıyla bir çok alanda kullanılabilir. Blockchain hangi alanlarda kullanılabilir? Ağdaki her insanın katılımıyla, bir merkeze bağlı olmadan işlemlerin güvenli, şifreli ve müdahale edilemez oluşu, elbette kripto paralar dışında bir çok alanda kullanılabilir.



En başta bir merkeze ihtiyaç duymadan, kişilerin güvenli şekilde işlem yapmasına olanak elde eden Blockchain Teknolojisi büyük bankalar, gelişmiş ülkelerin ar-ge departmanları, büyük prestije haiz üniversiteler tarafından büyük yatırımlarla araştırılıyor ve Blockchain Teknolojisi ile projeler geliştiriyor.



Blockchain aracısız para alış-verişlerine olanak sağladığı gibi hayatımızda farklı alanlarda da bizlere yeni teknolojiler, imkanlar sunabilir. Örneğin şuanda bildirişim kanallarımızın tamamı bir şirket veya kurum, kuruluş tarafınca yönetiliyor. Cep telefonları ile yaptığımız görüşmeler, web üzerinden gönderdiğimiz epostalar, toplumsal medya hesaplarımız tamamı bir merkeze bağlı ve istenildiği zaman müdahale edilebilir durumdalar. Kısacana özetlemek gerekirse Blockchain geleceğin teknolojisidir.


Kaynak: www. Oguzhankarakaya.com
Devamını Oku

VARLIK FONU NEDİR?

Ülkemizdeki mega projelere finansman sağlaması amacıyla Ağustos 2016'da kurulan Türkiye Varlık Fonu, Milli Piyango ve At Yarışlarının bu fona devredilmesiyle geçtiğimiz günlerde gündem olmuştu. Dün Ziraat Bankası, BOTAŞ, TPAO, PTT, Borsa İstanbul AŞ, Türksat Uydu iletişim Kablo TV ve İşletme Anonim Şirketi, Eti Maden ve Çaykur gibi, bugün de Türk Hava Yolları ve Halkbank gibi dev kuruluşların kamu hisselerinin devriyle Türkiye Varlık Fonu (TVF) bir kez daha gündemimize oturdu. 


 Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketi'nin yapısına ve işleyişine ilişkin esasları belirleyen Bakanlar Kurulu kararı, 26 Ağustos 2016'da Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Dünya'daki pek çok gelişmiş ülkede uygulanan Ulusal Varlık Fonlarına genel bir bakış ile bakarsak;



Ulusal varlık fonları nedir?


Ulusal Varlık Fonları, çeşitli finansal varlıklara yatırım yaparak gelirini artırmayı hedefleyen, devletin sahipliği ve yönetimi altında çalışan fonlardır. Bu fonun geliri çoğu zaman bütçe fazlalarından kaynaklanır. Bir ülke eğer bütçe fazlası veriyorsa bu fazlayı 4 şekilde kullanabilir: Harcamalarını artırır. Mevcut vergi yükünü düşürür. Borçlarını erken ödemeye tabi tutabilir. Bir varlık fonu kurarak bütçe fazlalarını buraya aktarır ve bu fonla ulusal yahut yabancı bazı finansal varlıkları satın alıp gelirlerini artırmaya çalışarak gelecek kuşaklara refahı alıntılama yoluna gidebilir. Bu tür fon yönetimlerinde temel hareket noktası varlıkları risk ve getiri dengesini gözeterek kazanç amaçlı kullanmaktır. Bu işlemleri, bütçe kısıtlamaları ve parlamentonun sıkı denetimi altında yürütmek basit değildir. Varlık fonu kuruluşunun bir sebebi de bu kısıtlamalardan kurtulmaktır.

Varlık fonlarının amacı nedir?


Bir varlık fonu kurulmasının genel olarak iki temel amacı vardır: Ülke ekonomisinin, konjonktürel etkilerden kurtarılarak istikrarlı halde işlemesini sağlamak. Gelecek kuşaklara refah aktarabilmek. Türkiye Varlık Fonu benzer amaçla ülkemizin bütçe açığını, cari açığı daha çok açmadan kaynak oluşturarak, büyük projeleri gerçekleştirmek ve Türkiye’nin ekonomik göstergelerini dengede tutmak için kuruldu.


Devamını Oku

PESTİSİT NEDİR?

Pestisit kullanıldığında en fazla dikkat edilmesi ihtiyaç duyulan ilaçlar içinde içeriyor. Küçücük Cinayetler dizisi ile gündem haline gelen, hepimiz tarafından ne olduğu dört gözle beklenen pestisit, sebze ve meyvelerde yüksek oranda bulunuyor. Peki nedir bu pestisit?



Pestisit, zararlı organizmaları engellemek, denetim altına almak ya da zararlarını azaltmak için kullanılan madde yahut maddelerden oluşan karışımlardır. Pestisit, kimyasal bir madde, virüs veya bakteri gibi biyolojik bir gizmen, antimikrobik, dezenfektan yahut herhangi bir araç olabilir.Zararlı organizmalar, insanoğlunun besin kaynaklarına, mal varlıklarına zarar veren, hastalık yayan böcekler, bitki patojenleri, yabani otlar, yumuşakçalar, kuşlar, memeliler, balıklar, solucanlar ve mikroplar olabilir. Her ne kadar pestisitlerin kullanılmasının bazı yararları olsa da insanoğlu ve diğer hayvanlar için potansiyel toksisiteleri nedeniyle bazı sorunlar da yaratabilir.

Pamuklu ürünlerde de PESTİSİT ve GDO riski var olabilir!!!


Organik pamuk kullanılmayan her ürün hatta kadın hijyen ürünleri bile bu riski taşıyor. Ped ve tamponların zararları üzerine televizyonda izlediği bir belgesel ile yaşamı değişen İngiliz aktivist ve İngiliz organik ped üreticisi Susie Hewson; "Pamuk tarlalarının ilaçlanması pestisit riskini artırıyor. Hanımların cildine direk olarak değen pestisit onlara zarar verebiliyor. Bu nedenle organik pamuk hanımların, doğum kusurları, kısırlık ve pek çok ciddi hastalıklara neden olan pestisitten uzak kalmalarını sağlıyor. Organik pamuk sertifikası hanım hijyen ürünlerinde şundan dolayı çok önemli.” diyor.
Devamını Oku

RİPPLE NEDİR?

2008 yılında Satoshi Nakamoto rumuzlu kişi(ler) tarafınca başlatılan dijital para dünyasında süre içinde bitcoin’in peşinden birçok altcoin’in üretilip kullanıldığını görmüş olduk. Değerleri ve piyasa hacimleri farklı dinamiklere göre şekillenen bu altcoin’ler, bitcoin’in hakimiyetinin kırıldığı piyasada günden güne gelişimlerini sürdürmeye devam ediyor. Peki niçin birçok sanal para var ve piyasada işlem görüyor? Sadece bitcoin dünyadaki sanal para ihtiyacını karşılamaya yetmiyor mu? öteki dijital paralara niçin ihtiyaç duyuyoruz?

Altcoin’lerin çıkış sebeplerini kim bilir farklı bir açıdan irdelemek gerekiyor. Esasında blockchain sisteminin deneylerinden biri olan bitcoin, her ne kadar kimliksiz ve aracı kurumları aradan kaldıracak şekilde para transferleri yapılmasına olanak tanısa da seneler içinde şahit olduk ki eko sisteminde başlıca sorunlar barındırıyor. Bitcoin daha sonra geliştirilen kripto paraların bu sorunlara çözüm getirmeye çalıştığı; kodlarında gömülü yeni özelliklerle bitcoin’e alternatif olmak için yola çıktığını söyleyebiliriz.



Kimisi başarıya ulaşmış ve toplam sayıları yüzlerle ifade edilen altcoin’leri cazip kılan belirli unsurlar bulunuyor. Örneğin bitcoin madenciliğinin zorluk seviyesi son yıllarda oldukça artmış durumda. Sıkıntıların artmasıyla birlikte madencilik işine girmek artık riskli ve kar getirmeyen bir yatırım olarak görülüyor. Üstelik büyük resme baktığımızda madenciliğin öyle yahut bu şekilde büyük şirketlerin tekelinde olduğu anlaşılıyor. Madenciliğin zorlaşmasıyla beraber işlem ücretleri de ciddi bir boyuta ulaştı. Borsalar son zamanlarda harcamalarını karşılayabilmek için işlemlerden kestiği ücretleri artırma yoluna gidiyor.

Bu yazımızda bu problemleri da gözeterek geleceğin ümit vaat eden altcoin’lerden önde gelen ripple’ı mercek altına alacağız.

Uluslararası transferler

2017 yılında kripto paraların toplam piyasa değerinde büyük artışlar gözlendi. Artışlardan nasibini alan ripple, bitcoin ve ethereum’un ardından an itibariyle en büyük 3. Kripto para konumunda.

Eş zamanlı küresel bir ödeme ağı olarak tanımlanan ripple’ın özellikleri tam da bitcoin’in yukarıda belirttiğimiz sorunlarına çözüm getirir özellikte. Odak noktası bankalar ve müşteriler arasındaki ödemeleri kolaylaştırmak olan ripple, uluslararası para transferlerinin arttığı günümüzde bu külfetli süreci olabildiğince bayağı ve düşük masraflı bir hale getiriyor.

Düşük masraf, çabuk işlemler, kolay işlem takip edeni

  • Ripple ağına dahil bankalar birbirleri arasında fazlaca düşük harcamalarla para transferi yapabiliyor. Ripple ağından meydana getirilen bir işlem başına averaj 0.0011 dolar işlem ücreti ödeniyor. Bu kıymet bitcoin için ortalama olarak 0,0015 BTC; şu demek oluyor ki bugünkü değeriyle ortalama 3,5 dolar. Bir diğer deyişle, bir bitcoin işlemi, bir ripple işlemine göre 3000 kat daha masraflı.
  • Ripple’da aktarılan fonlar 5-10 saniye içinde karşı tarafın hesabına geçiyor. Bitcoin için bu işlem çoğu zaman minimum 1 saati alırken; bu süre daha da uzayabiliyor. Öte yandan bankalar ve kurumlar arasında meydana getirilen uluslararası transferler geleneksel finansal sistemde 2-4 günü bulabiliyor. Aracıların da devreye girmesiyle hem oldukça masraflı bununla beraber uzun bir geçirme sürecinden geçmek gerekiyor. Ripple ağı küresel piyasada gittikçe artan havale talebini karşılayarak bu problemi kökünden çözüyor.
  • Ripple ağı üzerinden meydana getirilen transferleri bankalar ile parayı gönderen/alan kişiler an be an takip edebiliyor. Kısa sürede sonlanmış işlem sonucu aktarılan fonlar önce deftere daha sonrasında tarafların hesabına işleniyor. Fonların hareketinin izlenebilmesi her iki taraf için de işlemi kesinleştirip güvence altına alıyor.



Değişiklikler, öteki özellikler ve Akbank anlaşması

Ripple altyapısını kullanan şirketler, düşük masraflı satış ve şirket ödemesi şeklinde projeler geliştirebilir. Şu ana kadar birçok banka hem uluslar arası ödemeleri kolaylaştırmak bununla birlikte bu yönde projeler geliştirmek için ripple’ı entegre etti. Öyle ki, dünyanın en büyük 50 bankasından 15’i ripple’ı kullanıyor. Akbank da ripple’ın yeni anlaştığı bankalardan biri olarak listeleniyor ve blockchain alanında atılım icra eden ilk Türk bankası olma özelliğini taşıyor.

Ripple’ı öteki kripto paralardan ayıran en önemli özelliklerden biri madenciliğin olmaması. Zaten bir şirket olarak etkinlik gösteren ripple ağı, geliştiricilerin blockchain üzerinden ürettiği belirli sayıda (100,000,000,000) XRP token’i ile çalışıyor. İşlemlerden kesilen XRP miktarı sistemden siliniyor. Doğrusu bir nevi işlem yapılmış oldukça dolaşımdaki token sayısı azalıyor. Ripple bunun yanı sıra şirket kimliği sebebiyle kripto paraların en önemli noktalarından biri olan merkezsiz olma ilkesini tam olarak benimsemiyor.

Kaynak: www.coin-turk.com
Devamını Oku

ETHEREUM NEDİR? ETHEREUM MİNİNG NEDİR?

Bitcoin’in kazandığı başarıdan sonrasında bir çok kripto sanal para birimi ortaya çıkmıştır. Genel olarak alt coin adını alan bu sanal para birimleri içinde litecoin, dash ve dogecoin sayılabilir. Bugün pek çok ülke kendi kripto sanal parası üzerinde çalışmalar yapmaktadır. 

Bu alt coinlardan olan ethereum, ilk defa kuzey ABD Bitcoin konferansında Vitalik Buterin ve beraberindeki 3-4 kişilik ekip tarafından tanıtımı yapılmış ve büyük bir ilgi ile karşılaşmıştır. Aslına bakarsak onu bir altcoin olarak tanımlamak yerine hakkında yaygın olarak meydana getirilen tanımı yazmak daha doğru olabilir : Ethereum bitcoin’in mantıksal olarak daha gelişmiş halidir. Ethereum nedir derseniz ilk üreticisinin tarafına bir gözatmakta fayda var.



 Vitalik Buterin ‘in “bitcoin’a altın diyorsanız, ethereum petroldür” diyerek tanımladığı ethereum, blockchain mantığından yola çıkarak oluşturulan ve özel bir yazım dili kullanarak bu işletim sistemi üzerinde merkezi olmayan yazılım protokolleri geliştirilmesine olanak sağlayan bir sistemdir. Merkezi olmayan yazılım protokolleri, aynı işletim sistemi içerisinde ve tek bir blockchain üzerinden binlerce alt coin yaratılmasına izin veren protokollerdir.

EHTEREUM NEDİR?, ETHEREUM MİNİNG NEDİR?

Ethereum kaynağını ETH kısaca kripto paradan almaktadır. Sistem, 30.Temmuz.2015 de açılmıştır. Ethereum wallet doğrusu ethereum cüzdanı ise sistem henüz çok yeni olduğundan bitcoine gore birazcık daha kısıtlı uygulamalarla karşımıza çıkmaktadır. Krypktokit tarafınca geçtiğimiz yıl tecrübe etme kısaca beta sürümü gösterilen Jaxx ethereum cüzdanı, Haziran 2016 dan itibaren Apple’ın onay vermesi ile birlikte iOS AppStore’da da yayınlanmıştır. Jaxx ethereum cüzdanı bununla birlikte Appstore’da yayınlanan ilk kripto para cüzdanıdır. Fakat güncel olarak icra ettiğim araştırmada app storeda Jaxx ethereum uygulamasına rastlayamadım. 

Kaldırılmış olabilir. Bunun yerine güncel olarak appstore bünyesinde güncel fiyat bilgisi veren cryptobar ve  ethereumbar uygulamaları bulunmakta. ETH değeri Ekim 2015 de yalnız 0.42 $ iken, Haziran 2016 itibariyle 14 $ seviyesine çıkması ile beraber kullanıcılarına büyük kar sağlaması, cüzdan uygulamaları üzerine yatırım icra eden şirketlerin de artmasına yol açmıştır. Ethereum mining yani ethereum madenciliği de aynı bitcoin madenciliği mantığı ile çalışmaktadır. Ancak çok gelişen sistemlerde madencilik, artık CPU yerine hemen hemen 100 kat daha hızlı çalışan GPU ekran kartları ile yapılmaktadır. Dolayısıyla ethereum madenciliği yaparak para kazanmak için düzgüsel ölçülerde masa üstü bilgisayarlar yeterli değildir. 



Ek olarak bilgisayarların 24 saat açık kalması zorunluluğu nedeniyle çok ısınması ve sık, sık arızalanması, bununla birlikte tutarı çok yükselecek elektrik faturası da ethereum madenciliğini tek başına yapmanın dezavantajları arasındandır. Gene bitcoin sisteminde olduğu şeklinde bir mining pool’a üye olarak madencilik yapabilirsiniz, sadece o halde de dağıtılan karı bölüşmek zorunda kalırsınız. Bu durumda ethereum madenciliği yaparak para kazanmak için yapılacak iş; bir gpu rig kurmaktır. Gpu rigler birden fazla gpu (ekran kartını) içeren ve daha çok ethereum kazmanızı elde eden bilgisayarlardır. Bitcoin üretiminde cpu devri ve hatta gpu devri biteli ise çok oldu. Bitcoin kazmak bir tek ve sadece Asic Miner denilen ve bir tek bitcoin kazmanıza yarayan cihazlar ile karlı olabilmektedir. 

Bu cihazlar bu işe özel üretilmişlerdir ve başka bir iş için kullanmanız mümkün değildir. Sadece ethereum kazımında kullanacağınız gpu rigleri ya parçalayıp işinize yarıyan parçaları bilgisayarınızda kullanabilirsiniz, yada ikinci el olarak satışını gerçekleştire bilirsiniz. Özetlersek; CPU devri sona erdi, GPU ‘ları ise altcoin ve ethereum kazImında kullanabiliriz, halen karlılar. Bitcoin için ise tek karlı yöntem asic miner satın almak. Fakat bunların tümü için bir yöntem daha var. Bu aşamada “bulut madenciliği” denilen sistemden bahsetmemiz gerekir. Bulut madenciliği yada cloud mining,  Asic Miner cihazlar kullanan sunuculara para yatırarak, yatırdığınız bu para oranında kripto para kazanma işlemidir. Bir kontrat imzalayarak dahil olacağınız bu sistemde, sunucular devamlı ve emin bir ortamda açık olduğundan, siz hiçbir işlem yapmadan kripto para kazanabilirsiniz. 



Bulut madenciliğinde sistemi kullananlar, belli bir süre karşılığı sözleşme imzalarlar ve bu süre içinde bir sunucu kiralamış olurlar. Yurt dışı merkezli bulut firmalar içinde en emin olanı 2013 yılından beri bu işlemi meydana getiren İzlanda Merkezli Genesis Mining gelmektedir. Genesis Mining, kullanıcılarına yeni bir sözleşme sistemi geliştirerek, 1 senelik kontratın dışında da ömür boyu kazanç getiren kontrat paketleri sunmaktadır. Bu paketleri bir defa satın aldıktan sonra sunucunun ekonomik ömrü dolana kadar ethereum madenciliği meydana getirecek ve size kazandıracaktır. Alacağınız ödemeler ise gmeşhurk olarak hesabınıza geçmektedir.Sonuç olarak kripto para bir başka ifade ile sanal para akımı inanılmaz bir hızla yayılıyor. Daha da hızlı yayılacağı bir kesin.
Devamını Oku

BİTCOİN NEDİR? BİTCOİN NE İŞE YARIYOR? NASIL BİTCOİN ÜRETİRİM?

Bitcoin Nedir?
Bitcoin, Kağıt Paranın veya Metal Paranın Alternatifi Olabilir mi?
 Bitcoin Nasıl Üretilir?
Bitcoin, 2008 yılında Satoshi Nakamoto tarafından deneysel olarak başlatılmış, herhangi bir merkez bankası, resmi kuruluş, vs. ile ilişiği olmayan, ancak ülkelerin para birimleriyle alınıp satılabilen, herhangi bir üçüncü parti hizmetine aracı kurumuna gerek kalmadan transferi yapılabilen bir tür dijital para birimidir. Küresel piyasalarda, Dolar ve Euro’ya alternatif olarak lanse edilen Bitcoin’in sembolü ฿, kısaltma ise BTC‘dir.


Bitcoin, Kağıt Paranın veya Metal Paranın Alternatifi Olabilir mi?

Bir çok kişinin Bitcoin’i kağıt paranın geleceği olarak gördüğü bir gerçek. Gelecekte kağıt paranın geçerlilikten kalkıp dijital paraya geçeceğimizi iddia edenlerin sayısı azımsanmayacak kadar çok. Fakat ben bunun için hemen hemen erken olduğunu düşünenlerdenim. Bilim kurgu filminden fırlayıp yaşamımıza kurnazca giren bu sanal paranın, kağıt paranın yerini alabilmesi günümüz koşullarında mümkün görünmüyor. Hatta Bitcoin’in bir tür balon olduğunu söyleyenler bile bulunuyor. Queensland Üniversitesinden Profesör John Quiggin şeklinde.



Fakat ciddiye alınması gereken bir para birimi bulunduğunu da kabul etmek gerekiyor. Zira dünyanın bir çok ülkesinde bireysel anlamda kullanıldığı benzer biçimde resmi olarak ta devletler nezdinde itibar görmeye başladı. Alman Maliye Bakanı, Ağustos ayı içinde Bitcoin’i, bir tür hesap birimi olarak gördüklerini söyledi. Hatta İran’ın, kendisine yönelik yapmış yaptırımları aşabilmek adına Bitcoin kullandığı söyleniyor.

Bitcoin Nasıl Üretiliyor?

Bitcoin üretim işine madencilik (mining) deniyor. Bitcoin çıkartmak, yani madencilik yaparak bir miktar Bitcoin elde etmek, madenciliğin tek amacı değildir. Madencilik, hesaplama yetkisini kullanarak işlemi gerçekleştirme, sistem ağını güvenli bir halde koruma ve sistemdeki her kullanıcıyı senkronize hale getirme işlemidir. Sistem tek bir merkezden denetim edilemediği için Bitcoin kullanılan her yerde süreci çalıştırmak, sistemi gözetmek türü işleri birilerinin bir karşılık karşılığında yapması gerekiyor ve bu işi yapanlara madenci deniyor.



Bitcoin sanal madenciliğini tek başınıza yapmak isterseniz informasyon birikiminin yanı sıra çok iyi bir bilgisayar sistemine de haiz olmanız gerekiyor. Çünkü Bitcoin madenciliği, bilgisayarınıza ilişik donanımlar ile yapılıyor. İlk olarak işlemci (CPU) ile meydana getirilen Bitcoin madenciliği artık yerini kendinden 50-100 kat daha hızlı çalışabilen ekran kartlarına (GPU) bırakmış durumda. Yani bu demek oluyor ki, bilgisayarınızın ekran kartı ne kadar kuvvetliyse Bitcoin madenciliğindeki performansınız da o kadar iyi olur. Ayrıca bir tek madencilik için özel olarak tasarlanmış sistemleri de satın alabilir yada kiralayabilirsiniz.

Eğer bu mevzuda acemiyseniz; o vakit Bitcoin kazanmak için tek başınıza uğraşmanıza gerek yok. Bitcoin havuzlarına dahil olarak (mining pool), -bir nevi bilgisayarlarınızın güçlerini birleştirerek- daha sıradan algoritmalar ile uğraşmış olmuş olursunuz. Mining pool’ların sayısı fazlaca fazladır ve her bir pool’un (havuzun) gelir dağıtım modeli farklıdır. Genel olarak bir bloktan elde edilmiş toplam gelir, havuza katılanlar içinde bir formüle bağlı olarak dağıtılır. Bu esnada belli bir yüzdeyi de pool operatörü alır.



Bitcoin madenciliği günden güne zorlaştığı için lüzumlu donanım ihtiyacı da günden güne yükselmektedir. Zira bundan bir yıl önce para kazandıran donanımlar, bugün elektrik parasını ödeyemez duruma gelmiştir. Hal bu şekilde olunca madenciler farklı yollara başvurmaya başlamıştır. Bunların en başında Cloud Mining gelmektedir. İnternet üzerinde sizin adınıza ücreti karşılığında işletilen donanımlar bulabilir, belli bir ücret karşılığında dönemsel kontrat yaparak bu donanımların kârına ortak olabilirsiniz. Bu biçim sitelerin en başında Genesis Mining ve Hashflare gelmektedir.


Kaynak: https://www.melihguney.com/
Devamını Oku

DANİEL GABRİEL FAHRENAYT KİMDİR?

Fahrenayt Nedir?

Erimekte olan buzun sıcaklığını 32 °C, kaynar suyun buhar sıcaklığını 212 °C'de gösterebilecek biçimde tasarlanmış, bulunan bir tür termometre.

Daniel Gabriel Fahrenheit  Kimdir?

Daniel Gabriel Fahrenheit veya Gabriel Daniel Fahrenheit, 24 Mayıs 1686 Danzig'da dünyaya geldi, 16 Eylül 1736 Lahey'de öldü; Alman fizikçi.

Hollanda ve İngiltere gezilerinde deneysel fizik ve meteoroloji alanlarında kullanılan kimi enstrumanların yapımını öğrendi. 1710 da yaptığı termometre başlangıç noktası olarak soğuk bir karışımın sıcaklığını bitiş noktası olarak da ağız boşluğunun sıcaklığını ilke saydı. Daha sonra bu termometreyle ölçtüğü suyun donma sıcaklığını 32, kaynama sıcaklığını da 212 derece olarak saptayarak doğrusu °F simgesiyle gösterilen Fahrenheit derecesi ölçeğini ortaya koydu. 1720 termometresini daha da geliştirerek ispirto yerine ilk kere civayı kullandı. İngiltere'de, Royal Society üyeliğine seçildi. 


Maddenin kaynama noktasının hava basıncıyla değiştiğini gösterdi. 1721'de suyun aşırı soğuma özelliğini 1724'te de içine tuz karıştırılan suyun donma ve kaynama sıcaklıklarının değiştiğini ortaya koydu. Günümüzde İngiltere ve ABD'de sıcaklık ölçü birimi olarak kullanılmakta olan Fahrenheit derecesi ile Celsius derecesi arasında

TFahrenheit = 1,8 · TCelsius + 32 şeklinde bir bağlarıntı vardır.
Devamını Oku

ARTIK YIL NEDİR?

Artık yıl, Miladî takvimde (Gregoryen takvim) 365 yerine 366 günü olan yıl. Bu ekstra gün (artık gün), normalde 28 gün olan şubat ayına 29 Şubat'ın eklenmesi ile elde edilir. 


Dört yılda bir meydana getirilen bu uygulamanın nedeni Dünya'nın Güneş çevresinde dönme süresinin (astronomik yıl), Güneş'in aynı meridyenden iki kere geçişi arasındaki averaj vakitın (gün) tam katı olmamasıdır. Bir astronomik yıl ortalama olarak 365,242 gün olmasına karşın normal bir takvim yılı 365 gündür.

Artık yıl uygulaması ilk olarak MS 46 yılında, Jülyen Takvimi'nde uygulanmıştır.


Devamını Oku

NASA NEDİR?

Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi
 National Aeronautics and Space Administration - NASA 

Amerika Birleşik Devletleri'nin uzay programı çalışmalarından görevli olan kurum. 29 Temmuz 1958 tarihinde ABD Başkanı Dwight Eisenhower tarafından kurulmuştur. Daire, 1 Ekim 1958 tarihinden itibaren askeri amaçlardan ziyade sivil alanda barışçıl bir şekilde etkinlik göstermeye başlamıştır.



NASA, Ay'a dönük Apollo uçuşlarında, Skylab uzay istasyonu ve daha sonra uzay mekiği gibi çalışmalarla her süre ABD'nin uzay çalışmalarına yön vermiştir. Günümüzde NASA, Uluslararası Uzay İstasyonu'nu desteklemekte ve yeni Ares I ve Ares V iniş araçlarını geliştirmektedir. Uzay programı çalışmalarının yanı sıra uzun vadeli sivil ve askeri roket çalışmaları da NASA'nın çalışma alanlarının arasındadır.

Kuruluşu

NASA'nın öncüsü olan NACA 1915 senesinde kuruldu. NACA "National Advisory Committee for Aeronautics" Havacılık Alanında Ulusal Haber Alma Komitesi) uçaklar üzerinde çalışmaktaydı. Tayyare kanatları ve çeşitli cisimlerin hava ile etkileşimlerini araştıran kuruluş, zaman içinde birçok rüzgar tüneli inşa etmiş ve ABD Birleşik Devletleri'nin tüm savaş uçaklarının tasarımlarını yönlendiren bir birim haline gelmiştir. 1946'dan beri de Bell X-1 gibi süpersonik roket uçaklar üzerinde çalışıyordu.

1950'li yılların başlarında Uluslararası Jeofizik yılın da (1957-58) uzaya uydu gönderilmesi mevzusunda ülkeler arasında bir rekabet vardı. 4 Ekim 1957'de Sovyet Uzay Programı çerçevesinde uzaya ulaşmayı başaran ilk insan yapımı uydu "Sputnik 1" sayesinde bu rekabeti Sovyet Rusya kazanmıştı. Bu vaka "Sputnik Krizi" ABD'nin uzay alanında kendi başarılarını elde etme çabalarının tohumlarını oluşturur. II. Dünya Savaşı'nın ardından NACA'ya katılan Alman aerodinami uzmanları kuruma büyük katkılar sağlar. Özellikle jet motorları ve süpersonik uçakların tasarımında ilerleme kaydedilir. 29 Temmuz 1958'de ABD Başkanı Dwight D. Eisenhower, kurumun adını NASA olarak değiştiren yasayı onayladı.

1 Ekim 1958'de NASA, 4 laboratuvar, 8.000 çalışanı ve yıllık 100 milyon dolarlık bütçesi ile 46 yıllık geçmişe haiz bir kurumun (NACA) ve liderliğini Wernher von Braun'un yaptığı Alman roket programının önemi emsalsiz katkılarıyla, köklü bir kurum haline gelir. Wernher von Braun halen Amerikan Uzay Programının babası olarak nitelendirilir. Ajansın çalışmalarının askeri fakatçlarla kullanılması için Şubat 1958'de The Advanced Research Projects Agency (ARPA) "İleri Araştırma Projeleri Ajansı" kurulur. Askeri Balistik füze Ajansı (Army Ballistic Missile Agency) ve Donanma Araştırma Laboratuvarı'nın bir kısmı da yine NASA'ya dahil edilen birimler arasındadır. Birleşik Devletler Hava Kuvvetleri'nin araştırmalarının bir kısmı da NASA'ya geçirme edildi. Aralık 1958'de Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü'nün Jet Propulsion Laboratory (Jet İtki Laboratuvarı) NASA'ya bağlandı.



Cape Canaveral diye bilinen dev uzay üssünde fırlatma rampaları, uzay kontrol merkezleri, telekomünikasyon sistemleri şeklinde sayısız tesis yer verilmiştir.

NASA'nın şimdiye kadar yaptığı uzay çalışmaları, büyük oranda başarıyla sonuçlanmış fakat ABD'ye milyarlarca dolara mal olmuştur. Özellikle Ay'ın fethiyle neticelanan Apollo programı, Skylab, uzay mekiği programları çok büyük harcamaları gerektirmiştir. Sadece 21. Yüzyıla doğru gerçekleştirilmesi beklenen büyük uzay istasyonları, Ay istasyonu ve Mars seferi programları yanında, önceki harcamaların çok küçük kalacağı hesaplanmaktadır.
Devamını Oku

FTP NEDİR?

FTP (File transfer Protocol) Internete bağlı bir bilgisayardan diğerine (her iki yönde de) dosya aktarımı yapmak için geliştirilen bir internet protokolü ve bu işi yapan uygulama programlarına verilen genel isimdir. 



İlk geliştirilen web protokollerinden biridir. FTP protokolü ile bir başka bilgisayardan bir başka bilgisayara dosya aktarımı yapılırken, o bilgisayar ile online bağlantı kurulur ve protokol ile sağlanan bir takım komutlar yardımıyla iki bilgisayar içinde dosya alma/gönderme işlemleri yapılır.Yani teknik olarak bakmazsak dosya aktarma sistemi olarak da isimlendirilebilir.

FTP kelimesi çoğunlukla Web sitemizin dosyalarını, dosyaların bulunduğu cihazdan web ortamına aktarırken kullandığımız bir kelimedir. Ftp kullanarak dosya aktarmanın bir çok yolu vardır bunların başında ise popüler dosya aktarımında kullanılan program FileZilla'dır. Bu program sayesinde çok rahat bir şekilde aktarım sağlaya bilirisiniz. Tabi aktarım yapmadan önce ulaşılması gereken yerin , ulaşım bilgileri alınması gerekmektedir.
Devamını Oku

ANDROID NEDİR?

Günümüzde herkesin elinde bir akıllı telefon olduğunu görürüz. Akıllı telefonların belirli bir işletim sistemleri kullanırlar bunlardan bazılar; Android , iOS 'tur.


Android telefonların çoğunluğun tercih sebebi olması fiyat yönünden uygun ve alındığı fiyata göre performansı iyi olan işletim sistemli telefonlardır.Bu yüzden işletim sistemi olarak en çok kullanılan olmuştur.Basit kullanım arayüzü mevcuttur. 



Android , Google firması tarafından geliştirilmiş milyonlarca kişi tarafından kullanılan büyük bir işletim sistemidir.Linux işletim sistemi alt yapısı çekirdeği kullanılan Android , tablet ve telefonlarda kullanılan bir sistemdir. Android sistemi .apk uzantılarını desteklemektedir. 

Android tercih sebeplerinden bir diğer etmen ise farklı kaynaklı uygulamaları kullanabilmektir. iOS Bu konuda baya bir serttir. Java desteği olması sayesinde  Google Play harici dışarından uygulamaları da kabul etmektedir. Bunun en güzel yani ise milyonlarca uygulamaya bir kuruş dahi vermeden ücretsiz sahip olabiliyorsunuz.



Android sistemi 5 ana parçadan oluşmaktadır. Ana bölümü Linux çekirdeği dediğimiz bölümdür.Hafıza ve güvenlik sistemi Linux tarafından korunmaktadır. Diğer bölümler ise Kütüphane, Uygulama Çatısı, Uygulama Katmanı ve Android Runtime 'dir.

Devamını Oku

İOS NEDİR?

Android işletim sisteminden bahsetmiştik bu konuda ' iOS '  nedir? ne tür bir işletim sistemidir? bunlardan bahsedeceğiz. Günümüzde pahalı olmasına rağmen  güçlü ve çok iyi bir korunan işletim sistemi olan iOS, Apple firmasının telefon ve tabletlerinde kullanılmaktadır.  Bilgisayarlarında ise  Mac OS X Macintosh işletim sistemi kullanmaktadır.



iOS işletim sistemi olan telefonları tercih etmelerin nedenleri tamamen kapalı kutu olmasıdır.Dışarıdan uygulama kabul etmez iOS işletim sistemi hariç telefonlar arası Bluetooth bağlantısı kabul etmez.Peki buna bize ne gibi yararı var derseniz kişisel bilgilerinizin , Android model bir cihaza göre daha gizli tutar. 

Apple kimliğinizi oluşturduktan sonra kendi uygulama mağazasından uygulamalar indirilebilirsiniz. AppStore, zararlı gözüken , kopya içerik oluşturan uygulamaları asla kabul etmez. Bu konuda uygulama yazılımcıları bile rahatsız oldukları zamanlar olur. 

iOS işletim sistemi , Apple ürünlerinde  bünyesinde bulunan; iTunes , iCloud ve AirDrop programları ile eş zamanlı çalışmaktadır. Standart arayüzü sistemi olan iOS , ilk kullanımdan sonra ne kadar model değiştirseniz de çok rahat kullanıma sahip olabilirsiniz. Android değişiklikler gösterse de iOS bu konuda sabittir.
Devamını Oku

ALEXA NEDİR ?, NE İŞE YARAR? NASIL KULLANILIR?

Alexa 1996 kurulmuş olan,dünyadaki tüm web sitelerinin analizini yaparak  Globel ve Ülkesel sıralamasını ölçen bir sistemdir. Sadece sıralama bazlı değil içerik olarak web sitelerinin bir çok analizini yapar.

1996 yılında kurulmuş olması , eski olduğu kadar çok büyük bir veri tabanı bulundurmaktadır. İnternet sitesi olan bu alanda ilgilenen kişilerin ilk baktıkları ölçüm aracıdır. Profesyonel analizleri çok rahat bir şekilde kullanıcılara sunar.

Alexa web sitenizi analiz yaparken, Doğrudan mı trafik sağlamış , organik mi, ne kadar süre durduğu , kaç sayfa arası gezdiğinin analizlerini yapar karşı tarafa hepsinin ortalamasını sunar.



Alexa Sıralaması Neden Önemlidir?

Alexa sıralaması %99 doğru verileri verir. Bir kişi web sitesinin iyi yerlere gittiğini ancak analiz ederek öğrenebilir. Bu yüzden alexa sıralaması bu denli önemlidir.Eğer bir web sitesi 
Türkiye sıralamasında 200 Bin de ise fiyatı çok düşük olacaktır. Ama 40 Bin de daha farklı ücret İlk 1000 içerisinde ise dahada fazla  değeri olacaktır. 

Bir web site al / sat yapılırken mutlaka sıralamaya bakılır bu denli alexa sıralaması çok önemlidir. Reklam veren bir site ile anlaştığınız da mutlaka sıralamanızı kontrol edecektir.
Seo ayarları düzgün olan bir web site daha çabuk sıralarda yükselme yaşar.

Her Web Site Alexa'da Çıkar Mı?

Dünyadaki tüm web siteler Alexa tarafından analiz edilebilir. Ama Alexa ölçüm sırasında çoğunlukla 26 Milyon civarından başlar. Yani siteniz 32 Milyon içerisinde ise bunu göstermeyebilir.  Ama  sıralama içerisindeki tüm web site verilerini gösterebilir.

Herkes Sitemin Alexa Değerini Görebilir Mi?

Üyelik veya her hangi bir işlem gerekmeden tüm kullanıcılar istedikleri web sitelerinin alexa değerini görebilir.

Web Sitemin Sıralamasını Nasıl Öğrenebilirim ?

Alexa analiz için tıklayınız. Link tıkladıktan sonra açılan sayfada analiz.com yazan textbox alanına web sitenizin  adresini yazabilirsiniz. Örnek: jenerik.xyz yazarak arama yapabilirsiniz. Kısa süre içerisinde rapor alırsınız.

Alexa  Değerleri Ne Kadar Sürede Güncelleniyor?

Siteniz bir den hit patlaması olsa dahi bu direk alexa sıralamanızı değiştirmeyebilir. Alexa verilerini aylık ortalama analizlerine göre günceller. Yani kimi zaman 2 günde güncelleme olduğu görülür ama 3 / 6 aylık güncellemeler önemlidir. Kısa vadede farklılıklara pek aldırış etmeyiniz.
Devamını Oku

SUPERSU ROOT NASIL ATILIR?

Bir önceki makalelerimiz de root nedir?  ve King root nasıl atılır? bahsetmiştik. Önerdiğimiz root programı King Root olduğunu da belirtmiştir. Root sıkıntılar çıkarabilir sadece eğlence amaçlı kurulmasından yana değiliz.



King Root atamayanlar için özel olarak; SuperSU root nasıl atılır ?

SuperSU uygulaması king root'a göre zahmetlidir ve daha zordur. SuperSU ile cihazımızı 3 türde root atabiliriz;

  • Mağaza üzerinden yükleme
  • APK İle cihaz üzerinden yükleme,
  • Recovery  modu üzerinden yükleme.





Öncelikle SuperSU root programımızı indirelim.


İNDİRME LİNKLERİ KALDIRILMIŞTIR! GOOGLE ÜZERİNDEN ARATIP İNDİREBİLİRSİNİZ!

Programımızı indirdikten sonra.Mobil uygulamasını indirirseniz direk basit kurulum yönergelerini izleyerek kurunuz. 

  • APK indirmiş olduğunuz dosyayı telefonunuzun hafızasına atın,
  • Telefonunuzun şarjı %50 yukarısında olduğunuza emin olun,
  • Uygulamayı aç dediğinizde bilinmeyen türden diye sorabilir, sorarsa evet deyip kurulum yönergelerini izleyiniz.
  • Kurulum tamamlandığın da  otomatik olarak mesaj verecektir. 


Gelelim recovery ile kurmaya.Recovery olarak kurmak için arama motoru üzerinde cihazınıza özel recovery dosyalarını bulmalısınız. Bulduğunuz dosyaları önerilen ayarlarda kurunuz. Recovery kurulumunu tamamladığınız da. Zip SuperSU programını indirebilirsiniz.

  • İndirdiğiniz dosyayı SDKart bölümüne atabilirsiniz.
  • Telefonu recovery modun da açıyoruz.
  • Ana sayfada Zip dosyamızı install ediyoruz.
  • Zip dosyamızın bulunduğu klasörü seçiyoruz.
  • "İnsatall SuperSU Update.zip" seçiyoruz.
  • Kurulum bitmesini bekleyiniz, kurulum tamamlandıktan sonra,
  • "Reboot System Now" tıklayarak sistemin başlatıyoruz.


"Not: Root yanlış atılması durumunda telefonunuzdan , garantisinden muaf olabilirsiniz. Burada sadece nasıl atıldığına dair açıklamada bulunduk. Root atılmasını önermeyiz. Aklınızda sorunlarınız var ise yorum olarak yazabilirsiniz."
Devamını Oku

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Son Yorumlar