DOĞU ANADOLU BÖLGESİ

Coğrafi Konumu

Yurdumuzun doğusunda 164.000 km'2 lik bir alanla ülkemiz sima ölçümünün % 21`ini kaplamaktadır. Tüm coğrafi bölgelerimiz arasında sima ölçümünün büyüklüğü bakımından 1. sırada yer alır. Kuzey-Güney yönünde en geniş alan kaplayan bölgemizdir "paralel farkı en fazla". 



Yeryüzü Şekilleri

Bölgenin ortalama yükseltisi 2000 - 2200 m.arasındadır. Ortalama yükseltisi en fazla olan bölgemizdir. "Türkiye`nin çatısı" olarak isimlendirilir. Bölgenin en alçak noktayı olan Iğdır Ovası "50 m" bile iç Anadolu`nun ortalama yükseltisine yakındır. Erzurum Ovası "1800 m" , Yüksekova 2200 mt. yükseltiye sahiptir. Bölgede yer sektör ovaların ortalama yükseltisi 1500`dir. Bölgede bulunan dağlar, şark-garp doğrultusunda ve 3 dizi biçiminde uzanırlar. Dağlar arasında ise çöküntü ovalan yer alır. Bölgenin kuzeyinde, batıdan doğuya doğru çimen, Kop, Allahuekber ve Yalnızçam Dağları uzanır. Orta sırada Munzur (Mercan) Dağları, Karasu-Aras Dağları ve Ağrı Dağı bulunmakta. Güneyde yer saha dağlar ise Güneydoğu Toroslar, Bitlis Dağları, Buzul (Cilo) Dağlarıdır. Bu dağlar üçüncü jeolojik zamanda Alp-Himalaya orojenik sisteminin uzantısı olarak kıvrılma sonucu oluşmuştur. 

Bölgede Van Gölü`nün kuzeyinde kuzeydoğu-güneybatı yönünde uzanan kırık hattı boyunca Nemrut, Süphan, Tendürek, Ağrı "5137 m" volkanik dağları uzanır. Ağrı Dağı ülkemiz`nin en yüksek noktasını oluşturur. 

Bölgede kıvrım dağları içinde yer piyasa çöküntü ovaları da doğu - batı anlamında uzanır. Bu ovalardan Elbistan, Malatya, Elazığ, Bingöl, Muş, Van, Yüksekova ve Başkale güneyde, Erzincan, Tercan, Aşkale, Erzurum, Pasinler, Horasan, Kağızman, ığdır ovaları kuzeyde bulunmakta. 

Bölgede platolar da geniş saha kaplar. Erzurum-Kars platosu doğu Anadolu`nun en geniş plâtosudur. Bundan öteki Fırat ve kolları nedeni ile parçalanmış plato görünümü kazanmış yüksek yaylalar epey bir fazladır. Bölgedeki yer şekillerinin başlıca etkileri şöyle sıralanabilir 

Yükseltiden dolayı sıcaklık değerleri düşmüştür.tarım ürünleri düşük sıcaklığın etkisiyle daha geç olgunlaşır. ziraat ürün çeşidi azdır. Bölgede yüzey şekillerine bağlı şekilde kuzey-cenup doğrultusunda ulaşım kolay değil. Ulaşım şark-garp yönünde daha kolaydır. Türkiye`de ulaşım ağının en seyrek ve en elverişsiz olduğu bölgedir. Ekilebilen alanlar azalmıştır. sanayi de gelişmediğinden kamu daha aşırı tarım kesiminde çalışmaktadır. 

Dolayısıyla ülkemiz`de tarımsal nüfus yoğunluğu azami olan bölgemizdir. Hidroelektrik potansiyeli en yüksek akarsular bu bölgemizdedir. Gerçek sıcaklık ile indirgenmiş sıcaklık içinde farkın en iyi olduğu bölgedir. Gerçek yüz ölçüm ile izdüşüm yüz ölçüm içinde da farkın en fazla olduğu bölgedir. Yer şekilleri ve iklimin menfi etkisinden ötürü tarımsal faaliyet gelişmemiştir.

Bölgede birinci ekonomik etkinlik hayvancılıktır. iklim ve nebat örtüsü Kış mevsimi uzun ve soğuktur. Sıcaklık -40°C`ye kadar düşer. Yaz mevsimi ise sıcak ve kısadır. Sıcaklık 20°C nin üzerine çıkar. Kış mevsiminde yağışlar genelde kar şeklindedir ve hiç erimeden uzun süre yerde kalır. Yıllık sıcaklık farkı 30°C den fazladır. Bölgenin güneyine ve batısına doğru gidildikçe sıcaklık ortalamaları artar (paralel ve yükseltinin azalmasıdır). Karasallığın etkisiyle en iyi yağış yazın, en az yağış kışın düşer (Erzurum-Kars Bölümünde)Yıllık ortalama 500-600 mt. yağış alır. 

Buharlaşma az olduğu için bu yağış yeterli olur. Bölge, iç Anadolu`dan daha yüksekte olduğundan daha çok yağış alır. Kışlar karasallığın etkisiyle daha sert geçer. nebati bitki örtüsü steptir. ancak yaz yağışları nedeniyle çayır şeklindedir. Yağışın çok bulunduğu dağlık alanlarda ormanlar bulunur. Türkiye orman varlığı bakımından 5. büyük bölgemizdir.

Iğdır Ovası, şark Anadolu Bölgesi`nin en az yağış piyasa yeridir. Buranın yıllık yağış, ortalaması 250 metre`nin altındadır. Buna karşılık Iğdır Ovası, alçakta bulunmasından ötürü kış mevsimi daha ılık geçer. Burada bu sebebten ötürü mikrolima özellik gösterir ve pamuk yetişir.

Akarsuları: Karasu ve Murat birleşerek Fırat Nehrini oluşturur. 

Tunceli`de il topraklarından kaynaklanan pek çok aşırı suyu Karasu ve Murat ırmakları toplar. Karasu ırmağı kuzeybatısında, Peri Suyu`da güneydoğuda natürel hudut oluşturur. Bu ırmaklar ile vilayet sınırları içinde akan Munzur Suyu, Pülümür çayı ve Tahar çayı, güneyde Keban Baraj Gölüne dökülür.

Bu nehir Dicle Nehri ve onunla birleşen Büyük Zap Kolu ile yabancı topraklara giderek Basra Körfezinden denize dökülmektedir. Aras ve Kura nehirleri de gene öteki topraklara giderek Hazar Denizine dökülmektedir. Bu akarsuların yüzey yolları ve engebe nedeni ile hidroelektrik enerji üretme güçleri fazladır. 

Gölleri: Van Gölü ülkemizin en büyük gölüdür ve suyu sodalıdır. Bölgenin öteki gölleri şunlardır: Erçek, Nazik, çıldır, Hazar ( Tektonik Göllerdir), Balık, Haçlı, Nemrut (Krater Gölleri), ve Akgöl. bununla birlikte bölgede Keban ve Kara kaya Baraj Gölleri de bulunur. 


İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Son Yorumlar